Saray duvarlarında görülen Arapça kitabeler; dua, övgü, ayet, hanedan mottosu ve şiirlerden oluşan zengin bir repertuvara sahiptir. Bu yazı kuşakları, sultanın meşruiyetini, Tanrı'nın himayesini ve cennet tasavvurunu sürekli hatırlatır. Nasridlerin ünlü mottosu, farklı mekânlarda tekrar ederek ziyaretçiyi saray boyunca takip eder.
Geometrik ve bitkisel desenler, İslam sanatının soyutlama geleneğine dayanır. İnsan ve hayvan figürlerinden kaçınan bu estetik anlayış, sonsuza açılan ritmik tekrarlarla kozmik bir düzen duygusu yaratır. Yıldız poligonlar, düğümlü girih ağları ve ataurique bitki motifleri, "çokluk içinde birlik" fikrini görselleştirir.
Işık, bu desenlerin görünürlüğünü sürekli değiştirir. Delikli pencereler, kafesli ahşap doğramalar ve muqarnas hücreleri, güneşin gün içindeki hareketine göre farklı gölgeler üretir. Böylece mekân, zamanla birlikte dönüşen, durağan olmayan bir estetik deneyime dönüşür.
Su ve yansıma, sembolik katmanı tamamlar. Havuzlardaki gökyüzü yansımaları, kemerlerin su üzerindeki izdüşümleri ve yazıların aynadaki görüntüleri, "yukarıdaki" ve "aşağıdaki" dünyalar arasında görsel bir köprü kurar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde Elhamra, yalnızca bir saray değil; aynı zamanda düşünce, inanç ve iktidarın mekânsal olarak ifade edildiği bir "semboller atlası" hâline gelir.