Alçı, ahşap ve seramik gibi taşıyıcı olmayan bezeme malzemelerinin, taş duvarın üzerine ikinci bir estetik katman oluşturmasıdır.
Tarihsel olaylar, anlatılar ve kişisel deneyimlerin yoğunlaştığı; ziyaretçide kalıcı izlenim bırakan özel alanları tanımlar.
Nasrid saray protokolünde özel ve kamusal alanların hiyerarşik ayrımı, güzergâh kurgusunu belirler. Selamlık bölümleri kabul ve temsil mekânlarıyken, haremlik mahremiyet ve gündelik yaşamla ilişkilidir.
Mekânlar arasındaki eşikler; nişler, kemerler, revaklar ve geçitler aracılığıyla psikolojik bir geçiş yaratır. Işık seviyeleri, su sesleri ve epigrafi yoğunluğu, bu ayrımı destekleyen duyusal araçlar olarak kullanılmıştır.
Acequia Real’den beslenen çok katmanlı su ağı, havuzlar, fıskiyeler, kanallar ve selsebiller ile sarayın her noktasına suyu ulaştırır. Eğim ve basınç, doğrudan yerel topoğrafya okumalarına dayanır.
Su, yalnızca işlevsel bir kaynak değil; temsil ve ritüelin parçasıdır. Misafir kabulünde su sesi ve yansıması, mekânın ‘cennet bahçesi’ algısını güçlendirir.
Gündelik işler, depolama ve servis dolaşımı için kullanılan daha sade avlulardır. Temsil avlularına kıyasla süsleme yoğunluğu düşüktür.
Altı dar, üstü genişleyen at nalı biçimindeki kemer formu.
İslam ve Gotik mimaride kullanılan, at nalı şeklindeki kemerdir. Elhamra'da pek çok kapı ve geçişte bu kemer formu kullanılmıştır.
Su akışını belirleyen eğim ve basınç ilişkisi; tasarımın esası.