Nasrid saray protokolünde özel ve kamusal alanların hiyerarşik ayrımı, güzergâh kurgusunu belirler. Selamlık bölümleri kabul ve temsil mekânlarıyken, haremlik mahremiyet ve gündelik yaşamla ilişkilidir.
Mekânlar arasındaki eşikler; nişler, kemerler, revaklar ve geçitler aracılığıyla psikolojik bir geçiş yaratır. Işık seviyeleri, su sesleri ve epigrafi yoğunluğu, bu ayrımı destekleyen duyusal araçlar olarak kullanılmıştır.