Nasrid saray kültüründe müzik ve şiir, temsil ve eğlence arasında köprü kurar. Epigrafi ve performans, aynı estetik evrende buluşur.
Yazıtların ritmi ile müziğin ritmi arasında düşünsel bir eşleşme kurulur; bu, avlu düzenlerinde adeta ‘görsel bir ezgi’ üretir.